ANNE VE BABALAR

ÇOCUĞUNUZU 2-4 YAŞLARI ARASINDA ANİ DUYGUSAL TRAVMALARDAN KORUYUN

Çocuklardaki ani duygusal değişikliklerin konuşmalarında kekemelik oluşturduğu uzun zamandır bilinmektedir. Kekemelik dil ve konuşma gelişimi evresindeki her yüz çocuktan 4’ünü etkileyen, yaygın bir sorundur. Var olan tablo şudur ki, çocuk bir ve iki yaşları arasında normal konuşur. Konuşmasındaki kısa uzatmalar ilk işaretlerdir. Kekemelik genellikle yavaş ilerler. Çocuklarda konuşmadaki akıcılığın normal olan yani gelişim içerisinde görüleni ile kekemelik başlangıcının ayırt edilmesi önemlidir. Bunu konuşmada ki bozulmanın tipi, sıklığı ve doğası açısından değerlendirerek yaparız. Kekemeliğin en fazla geliştiği dönem olan 3-4 yaşlarında, çocuklar nörolojik, motor, bilişsel ve duygusal olarak atak içersine girerler. Pek çok çocuğun bu dönemde konuşmaları bozulabilir. Çünkü, çocuklar yeni kelimeler öğreniyorlar, bunları birleştiriyorlar, anlamaları ve konuşmaları gelişiyordur. Bu yüzden konuşmalarının bozulması söz konusudur. Bu durumda yani konuşma bozulduğunda, dil öğrenim baskısını azaltmak ve özellikle bir şeyler öğretmemek gerekir. Çocuğun öğrenmesi durmayacaktır ama daha rahat bir aşamada seyredecektir. Konuşma düzeldikten sonra tekrar bu öğretim aktivitelerine geçilebilinir.

 Fakat bazı çocuklar içinde bu kekemelik davranışı kalıcı olmaktadır. Bunlar kekemelik geliştirme olasılığı yüksek olan çocuklardır. Kekemelikle birlikte çocuğunuzda utangaçlık (özellikle konuşma bozulduğunda ortaya çıkan utangaçlık), güvensizlik, sinirliliğe işaret eden alışkanlıklar (yatak ıslatma, tırnak yeme veya aşırı hareketlilik gibi), zayıf sosyal beceriler, depresyon ve kronik üzüntü, sürekli kaygı hali var ise mutlaka psikolog, konuşma uzmanı veya psikiyatrist’e baş vurmalısınız. Çözüm bu meslek gruplarının ortak çalışmasıyla bulunabilmektedir.

Çocuğunuzda kekemeliği tetikleyen olası nedenler

  1. Kardeş doğumu ve çocuğun evdeki konumunun sarsılması.
  2. Çocuğunuza uyguladığınız disiplindeki aşırı değişiklik.
  3. Yuvaya başlama ve aynı zamanda anne ve babanın onun yokluğundan memnun olduklarını duyma veya hissetme.
  4. Aile huzursuzlukları ve boşanmaların olması.
  5. Çocuğu baskı altında tutan veya alay eden daha büyük bir kardeşin veya arkadaşın varlığı.
  6. Olası sevgisizlik ve ilgisizlik hali.

Kekemelikte çevre faktörleri çok önemidir

 Çocuk kekemelik davranışı gösterdiğinde olası stres faktörünü araştırırız. Bunun için önce stresin konuşan yani çocuk kaynaklı olup olmadığına bakarız. Örneğin çocuk yaşının ve dil becerisinin üstünde olan kelimeler ve cümleler kullanmak istediğinde, başkaları ile konuşma yarışına girdiğinde stres oluşabilir. Bazen de stres dinleyen tarafından yaratılır (anne/baba/kardeşler/arkadaşlar gibi). Bu dinleyen konumundaki kişinin dinlemediği, konuşan çocuğu böldüğü, konuşanı telaşa sokup sözünü çabuk bitirmesini istediği durumlarda, konuşan konuşurken fazladan bir stres yaşayabilir. Bunun gibi durumlar çocukta korku, reddedilme korkusu ve kaygı yaratır ki bu duygular konuşmayı bozar. Bazen de anne ve babanın çocuktan çok yüksek beklentilerinin olması, çocuğun öğrenmenin normal ve doğal bir parçası olan kendi hatasını kabullenmesini zorlaştırır. Bu durumun da konuşmanın bozulmasında katkısı vardır.

Kekemelik konuşanın ağzında değil dinleyenin kulağında başlar

 Çocuğun konuşmasındaki bozulmaları engellemek için aile ile çocuğun günlük rutinini, disiplin uygulamalarını, çocukla ilgili beklentilerini ve onunla olan etkileşimleri üzerine konuşuruz. Bu bilgilerin ışığında çocukla çevresi arasında gelişmesi beklenilen sıcak ve pozitif iletişimin hangi nedenle bozulduğunu belirlemeye çalışırız. Bu nedenler ortaya çıktığında aileyi davranışlarını pozitif bir iletişime çevirmeleri konusunda bilgilendirir ve yönlendiririz. Örneğin, anne veya baba çocuk konuşurken sürekli kesiyorlarsa bunu yapmamaları, çocuğa fikirlerini ifade etme konusunda yeteri kadar zaman tanımalarını öneririz. Çocuğun konuşmasının en fazla bozulduğu kişi ve durumları, aynı zamanda  konuşması bozulmadan en iyi kimle konuştuğunu araştırırız. Bu belirlemeler aileye önerilecek yeni tutum ve davranışlar için de yardımcı olacaktır. Bazen çocuğun duygusal nedenlerinden ötürü  konuşmasının bozulduğu durumlarda aileyle düzenlenecek seanslarla beklenti ve korkuları üzerinde konuşuruz.

Kekemelik davranışından çocuğumu nasıl korurum?

Anne ve babalara kekemelik başlangıcında olan çocuklarıyla etkileşimleri esnasında, aktivitelerindeki heyecan oranını düşürmeleri, çocuklarıyla daha yavaş ve tane tane konuşmaları, çocuklarına sordukları soruları azaltmaları, oyunlar arasında suskunluk periyotları düzenlemelerini öneririz.

 Akıcılığı etkileyen faktörlerden bir tanesi de çocuğun ve çevresinin konuşmalarının hızıdır. Genellikle çocuklar yetişkinin konuşma hızını yakalamak için hızlı konuşur. Çocuklar konuşurken acele ettiklerinde, özellikle 2 veya 3 veya 4 yaşlarında iseler, tekrarlar ve duraklamalar yapabilirler. Çünkü dil-dudak ve çeneleri o kadar hızlı koordinasyon yapamaz. Çocuklar hızlı konuşmayı öğrendikten sonra bu konuşmayı yavaşlatmak daha zordur. Eğer kendi konuşmamızın hızını azaltırsak böylece çocukta bunu öğrenecektir. Anne ve babanın çocuğa acele etmemesini ve onu dinleyecek zamanları olduğunu söylemeleri yararlı olur. Ama asla çocuğa yavaş konuş dememek gerekmektedir çünkü bu çocuğa, konuşurken yanlış bir şey yapıyor fikrini verir. Bu yüzden çocuğun konuşma kasları gerginleşebilir veya konuşmamayı seçebilir. Eğer çocuk bir cümlede takılmış ise bunu basit olarak ona düzgün şekilde eko yapmak ve takılmalara dikkat çekmemek gerekir. Ama eğer bu aktiviteyi çocuk alay etme olarak algılarsa hemen vazgeçmek gerekir.

Çocuklar dinlenilmek istediklerinde de konuşmaları bozulabilir. Çünkü beklemeyi sevmezler. Çoğu zaman dikkat çekmek için yetişkinin sözünü ve aktivitesini bölerler. Yetişkin meşgul iken çocuğun konuşmasının daha çok bozulduğu görülür. Örneğin bu durum sıkça yetişkin araba kullanırken olabilir. Çünkü yetişkinin bu durumda çocuğa bakması pek mümkün değildir. Çocuklar konuşmaya birinin adını 3 veya 10 kez tekrar ederek başlayabilirler ve cümlenin kalanı düzgün olabilir. Buradaki tekrarın beni dinle demek için mi, yoksa düşüncelerini organize etmek için bir zaman kullanımı mı olduğuna karar vererek tepki vermek gerekir.

Çocuk konuşurken hangi davranışları kekemelik işaretidir?

  1. Aşırı gerginliğin neden olduğu ani yüz hareketleri.
  2. Hızlı ve dinleyenini zorlayarak konuşma.
  3. Çok yüksek sesle veya çok yavaş sesle konuşmak.
  4. Konuşurken gerginlik ve mücadele ettiğine ilişkin işaretler göstermesi.
  5. Nefesin bloke olması.
  6. Konuşmanın akıcılığı bozulduğunda sesini ve tonunu yükseltmek.
  7. Konuşmanın akıcılığı bozulduğunda beden hareketleri eklemek.
  8. Konuşurken utanma davranışı.
  9. Düzensiz tekrarlar yapmak.
  10. Kelimeleri söylerken beş defadan fazla olarak tekrar etme.
  11. Kelimenin ortasında durmak ve tekrar başa dönüp başlamak.
  12. Bazı kelimeleri kullanmadan kaçma.
  13. Cümle içinde bir kereden fazla tekrar veya takılmanın olması.

 

Bu konuşma davranışları çocuğunuzda varsa mutlaka Konuşma Uzmanına baş vurmanız doğru olur.

 

OKUL ÇAĞINDA KEKEMELİĞİ OLAN ÇOCUKLARA NASIL YAKLAŞILIR?

Kekemeliğin komplike bir problem olması nedeni ile klinisyenler bu çocuklarla çalışmada kendilerini güvensiz hissedebilirler. Kekemeliği anlamak için çocuğun nasıl kekelediğini öğrenmek gerekir. Bunun için çocuğun konuşma davranışını teyp veya videoya alın, danışanınız gittikten sonra büyük bir aynanın karşısında onun davranışını deneyin bu sizin bilginizle birleştiğinde çalıştığınız çocuğu anlamanıza yardımcı olacaktır. Kekemelik davranışı olan çocukla konuşurken iki şeye klinisyenin çok dikkat etmesi gerekiyor. Birincisi çocuğun kekemeliği karşısında şaşırmadığınızı ona göstermeniz/hissettirmeniz. Böyle şeyleri daha önce görmüş olduğunuz izlenimini vermeniz. İkinci önemli tavır da klinisyenin çocuğun bu durumu utanılacak/korkulacak/suçluluk duyacak bir hastalıkmış gibi görmemesi için kendisinin de söz konusu kekemelik davranışını çocuğa onu üzmeden göstermesidir. Bu çocuğa kekemeliğinin paylaşıldığını gösterecektir.

Kekemelik riskini gösteren konuşma davranışları

  1. Aşırı gerginliğin neden olduğu ani yüz hareketleri.
  2. Hızlı ve dinleyenini zorlayarak konuşma.
  3. Çok yüksek sesle veya çok yavaş sesle konuşmak.
  4. Konuşurken gerginlik ve mücadele ettiğine ilişkin işaretler göstermesi.
  5. Nefesin bloke olması.
  6. Konuşmanın akıcılığı bozulduğunda sesini ve tonunu yükseltmek.
  7. Konuşmanın akıcılığı bozulduğunda beden hareketleri eklemek.
  8. Konuşurken utanma davranışı.
  9. Düzensiz tekrarlar yapmak.
  10. Kelimeleri söylerken beş defadan fazla olarak tekrar etme.
  11. Kelimenin ortasında durmak ve tekrar başa dönüp başlamak.
  12. Bazı kelimeleri kullanmadan kaçma.
  13. Cümle içinde bir kereden fazla tekrar veya takılmanın olması.

Konuşmayla ilgili olmayan fakat kekemelik ortaya çıkarabilecek davranışlar

  1. Utangaçlık, özellikle konuşma bozulduğunda ortaya çıkan utangaçlık.
  2. Güvensizlik.
  3. Sinirliliğe işaret eden alışkanlıklar; yatak ıslatma, tırnak yeme veya hiperaktivite.
  4. Zayıf sosyal beceriler.
  5. Depresyon ve kronik üzüntü hali.
  6. Sürekli kaygı.

Tabi ki her utangaçlık kekemelik çıkartmaz ama bu özelliklerin çoğu bir çocukta mevcutsa dikkate alınmalıdır.

                                                 

Down Sendrom’lu Çocuklarda Kekemelik

Down Sendromu olan çocuklar diğer çocuklara göre daha fazla kekemelik riski altındadırlar. Çünkü dil gelişimlerinin pek çok alanında zorlukları vardır. Bu alanlar sözcük dağarcığının kazanımı, sözcük hatırlama, alıcı dil, telaffuz, ses kontrolü ve hepsini kapsayan konuşma sürecini başlatmakta zorlukları vardır. Motor gecikmeleri ve bütün vücutta olan hipotoni, konuşma seslerinin, kelimelerin ve cümlelerin söyleniliş hızını belirler. Konuşurken söyleyecekleri kelimeleri hatırlayamadıklarında takılabilirler. Stres altında veya rekabet ortamlarında yeteri kadar hızlı konuşamadıkları için kekemelik görülebilir. Anne ve babaların kekemeliğin çocuk nedenli mi yoksa çevre nedenli kaygılardan mı kaynaklandığını anlamaları gerekir. Bu kaygılar çözülmeden, bilinmeden çocuğun konuşmasının normale dönmesini beklemek gerçekçi olmaz. Bu çözümleme aşamasında kekemeliği olan çocuğun bütün çevresi iş birliği içerisinde bulunmalıdır. Anne, baba, sınıf öğretmeni varsa kardeşler ortak bir yaklaşımı benimsemelidirler. Çocukta konuşma stresine sebep olan neden uykusuzluk olabilir. İyi beslenememe veya herhangi bir sağlık problemi de buna neden olmuş olabilir. Okuldaki veya evdeki çocuktan yüksek beklentiler, çocuğun genel mutsuzluk hali de, kendisini yatak ıslatma, parmak emme veya kekemelik olarak ortaya çıkarabilir.

Down Sendromu olan çocukların çoğunluğu sosyal iletişimin gerektirdiği becerilerde zorlanırlar. Bunlar sıra takibi, konunun devamlılığı, soru sorma, soruya uygun yanıt verme gibi becerilerdir. Çocuğunuzla yapacağınız diyalog geliştiren konuşmalar, farklı sosyal durumlarda konuşma pratikleri yapma topluluk önünde konuşmanın yarattığı stresi azaltacaktır. Çocuğun yakın çevresi, aile üyeleri ve öğretmenleri çocuk konuşurken sakinliklerini korumalı, konuşma bitinceye kadar beklemeli çocuğun sözünü asla kesmemelidirler. Kardeşlerin anne ve babanın dikkatini çekmek için aynı anda konuşmalarına engel olmak kekemeliği olan kardeşi korumak adına önemlidir. Kardeşler arasında sırayla konuşma alışkanlığını yerleştirmek kekeme çocuğun konuşma stresini de azaltacaktır.

Aileler Down Sendromu olan çocukların da kekemeliğe neyin sebep olduğunu anlamak için Konuşma Uzmanına başvurabilirler. Down Sendrom’lu çocuk için kekemelik rehabilitasyonu aile dinamiklerinin düzenlenmesi ve kekemeliğe neden olan faktörün ortaya çıkartılması amaçlıdır. Down Sendrom’lu bireyler kekemeliğe özgü konuşma rehabilitasyonlarından yararlanamamaktadırlar. Çünkü bütün kekemelik rehabilitasyonları iç görü geliştirme üzerine kurulmuştur. Bu yüzden zihinsel engelli çocuklar için konuşma rehabilitasyonunun yapabileceği davranışçı yaklaşımla düzenlenmiş mekanik egzersizler, gevşeme teknikleri ve çocuğun üzerindeki stres faktörlerinin ortadan kaldırılmasıdır.

403 Forbidden

403 Forbidden


nginx