Otizmin klinik özelliklerinden bir tanesi  konuşma ve iletişimin gecikmesidir.

Genellikle sonradan susan otistik çocukların hikayelerinde konuşmanın var olduğu fakat bunun 16-22. aylarda kaybedildiği üzerinedir.  Bu bir gelişimsel engeldir ve bu çocuklarda mutizm (sessizlik) yaygındır. Mutizm genellikle sağırlık, ağır zihinsel engel veya isteyerek konuşmayı reddetmeyle birlikte görülür. Sonradan otizm teşhisi almış çocukların ailelerinin çocuklarında ilk kuşkulandıkları şeyin sese tepkili olmamaları ve bu yüzden çocuklarında sağırlıktan şüphelenmeleridir. Otizm toplumun bütün tabakalarında her türlü etnik kökende ve sosyo- ekonomik, entelektüel faktörlere bağlı olmadan görülmektedir. Erkek çocuklarında daha fazla görülür. İngiltere’de ki bir araştırmada her 10.000 çocukta 4-5 oranında otistik davranış özellikleri gösteren çocuğa rastlanmıştır.

Bu çocukların konuşmayı antipatik buldukları, insan sesinden ve insanın konuşma aktivitesinden kaçındıkları bilinmektedir. Örneğin hiç konuşmayan otistik çocuklar çok yoğun terapi aslalar da konuşturulamamışlardır. Örneğin Lovaas (1977) çalışmasında, hastasından iki basit kelime alabilmek için 90.000 defa denemek zorunda kalmıştır. Gene benzer şekilde Hingtgen & Churchill (1969) hastalarına uyguladıkları 600 saatlik sessizliklerini kırma amaçlı terapilerde çok az bir ilerleme kaydetmişlerdir. Bu çocukların problemleri sadece konuşmanın gecikmesi değildir. İletişimin bütün tarzları ile güçlükleri vardır. Yani beden dili, göz kontağı, yüz ifadelerini anlama, empati bozulmuştur. Sessizlikleri bir şekilde kırılmayı başarılırsa çocuğa hemen konuşmaya dayanmayan iletişim teknikleri öğretilir. Bunlar işaret öğretimi ve iletişimin bütün şekillerinin (Total Communication=sağırların eğitiminde kullanılan el, işaret ve oral iletişim) birlikte kullanılmasıdır. Çünkü bunun başarılı olduğu görülmüştür. Konuşmaya başlayan otistik çocukların konuşma gelişimleri başarılı olduğunda oldukça çeşitlilik göstermektedir. Örneğin yirmi yaşında bir yetişkinin 4 kelimesi,  sekiz yaşında bir çocuğun bir buçuk sene içerisinde 302 kelimesi olduğu görülmektedir. 

Otistik konuşmanın belirleyici özelliği; Ekolali

Konuşan bütün otistik çocukların %75 inin ekolalik bir evre geçirdiği tahmin edilmektedir. Ekolali genellikle bir kelime veya cümlenin anlamsız olarak duyulduktan sonra tekrar edilmesidir. Eğer bu tek kelime ise genellikle konuşan kişinin son kelimesi olur. Ekolali normal konuşma gelişiminde de görülür. Çocuklar bu aşamayı geçirirler. Ama yavaş gelişen çocuklar büyük yaşlara kadar bunu sürdürebilirler.

403 Forbidden

403 Forbidden


nginx